Levis bir amerikan markası. Her şeyden önce bu cümleyi yazmamın nedeni açık. Ama amerikan popülizminin bir parçası olarak ülkemizde faaliyet gösteren Levis markasının, bizim genç bünyelerimizde nasıl yer ettiğini ve “onsuz yaşanmaz”, “onu giymek farklı abi”, “levistan başka tanımam” gibi sözler çok iyi ifade eder zannımca. Bu noktada yazıya devam etmeden belirtmek isterim ki, levis giyilmesine karşı değilim ancak Levis markasına eşdeğer markaların tekelindeki ( yabancı ) bu büyük piyasanın aslında ülke çıkarlarına ve genç neslimize ne kadar ters düşen bir şekilde zarar verdiğini anlatmak istiyorum.
İplik, dokuma, dikim ve kalifiye personel. Ülkemiz levis markasının ihtiyacı olan her şeye sahip İpliğin alası, dokumanın en güzeli ve tekstil ülkesi olduğumuza göre tecrübeli dikim üstatlarının ( ki Ermenilerdir ) yetiştirdiği nesil ortada. Zitstanbul Konfeksiyon A.Ş tarafından üretilen ve satışa sunulan Levis markalı kotların ülkemizdeki minimum satış fiyatı 80,00 YTL den başlamakta. 80,00 YTL ve her sene içinde ortalama olarak bir birey 6 adet kot pantolon tüketmekte.( bu tam olmayan kaba bir varsayım ki daha fazla olması mümkündür.) Şimdi düşünelim. 6 x 80,00 YTL = 480,00 YTL . Şimdi Genç nüfusun yarısının levis kullandığını düşünürseniz veya herhangi bir markayı, ortaya bir felaket çıkıyor. Rakam çok yüksek. ( Dışarıya akan paraya bakın ) Bunun yanında levis markalı herhangi başka bir üründen bahsetmiyoruz ( t-shirt vb.). Sadece pantolon. Ortalama bir kotun maliyeti maksimum 30.00 YTL olarak ele alınıp, 50.00 YTL den satışa sunulması nerede 80.00 YTL den satışa sunulması nerede. O koca mağazaların ödediği isim hakları ve ödedikleri kira masrafları ( ki levis mağazaları işlek caddeler üzerindedir ) düşünülürse ters bir orantı doğmaktadır. Ve 30.00 YTL maliyet tezini çok rahat doğrulayabilmektedir.
Bu noktadan sonra benim anlamadığım şey şu; bunların farkında olan tekstilci arkadaşlarıma rağmen neden bu levis giyme hastalığı anlamıyorum. Bu ülkede levis ve türevlerinin imitasyonlarının türemesine kızmak haksızlıktır. Çünkü alım gücü belli olan gençlik levis vb. marka hastalığının koynunda ve kredi kartlarının mahkumiyeti altındadır. Bunları söylerken sıkılıyorum. Ama bu bir gerçek. Kabataslak yaptığım maliyet hesabı durumun içler acısı halini ifade etmektedir. Bunları yazamadan edemezdim. Levis popüler kültürün çocuğudur. Türevleri de. Tekrar ediyorum, giyilmesine karşı olmadığım bir şey ama bu derece hastalık haline getirmek ve insanların tutumlarını izlediğinizde gördükleriniz sizlere bu kelimeleri yazdırıyor. Son noktayı Mevlana koysun istedim ayrıca.
Nice insanlar gördüm üzerinde elbise yok, nice elbiseler gördüm içinde insan yok.
17 Nisan 2007 at 1:23 am
tebrik ederim
8 Ağustos 2009 at 8:36 pm
Şuan üzerimde alt üst levis markalı elbiseler var.Yıllık 1000 TL lik nerdeyse LEvisten alışveriş yapıyorum. Bu yazıyı okuyunca kendimi KERİZ gibi hissettim.. ;(