Sultan’ın Serveti ( 1902 )
Vezirlerime nümune-i imtisal ( bu kelime burada “örnek olma, öncü olma” ) olmak için, şahsıma ayrılan para miktarında indirtme yaptım. Zaten Avrupa Matbuatı da bu miktarı çok yüksek buluyormuş. Fakat bilmedikleri bazı şeyler var; ben bir şehri ( büyük bir kısmını ), hassa alayımı, Yıldız Sarayı’nın mensuplarını bunlardan başka da memurinin üçte birini geçindirmekteyim. Ayrıca halife olmam, yani bütün Müslümanların reisi olmam hasebiyle, kesem de bütün dünya Müslümanlarına aittir. Şahsım için ne kadar az para sarf ettiğime Allah şahittir.
Büyük bir servet toplayabildimse; bu ormanlarımın, arazimin geliri sayesinde olmuştur. Agoss Paşa[1] çok dirayetli bir maliyecidir. Mülkümü gayet iyi idare etmiş, senede 500.000 lira gelir getirecek hale koymuştur. Hususi eşsaha ve vakıflara ait olmayan araziyi sultan malı olarak ilan etmek, fevkalade bir fikir olmuştur.
Michael Paşa[2] daha iyi bir idarecidir. Büyük şirketlere verilen imtiyazlar sayesinde gelirimizi arttırmağa muvaffak olmuştur. Mabeyncim[3] Ragıp Bey ‘de benim için fevkalade spekülasyonlar yapmıştır. Cenubi Afrika’daki altın madeni için yaptığı spekülasyon hasılatı, hazineye ehemmiyetli bir gelir temin etmiştir. Servetim sekiz milyon lirayı aşmış bulunmaktadır. Ehemmiyetli hadiseler vukuunda bu para bize çok lüzumlu olabilir.
[1] Hazine Nazırı ( Nazır Günümüzde Bakanlık makamına denk gelmektedir )
[2] Portekizli bir Ermenidir ve Agoss Paşanın Halefidir.
[3] Mabeyn Padişah’ın Özel İşleri ve Kalem Dairesi ve Görüşmelerini Ayarlayan makamdır.