Mithat ve Hempaları ( 1899 )
Taht’a çıktığım sıralarda, hükümetin çevresinde hüküm süren bozuk hali düşündükçe tüylerim ürperiyor.
Hele, Harbiye nazırı olan Redif ne karanlık bir adamdı ! Rus harbi patladığı vakit hiçbir hazırlığı yoktu. Kolonel Baker ( o zaman ki Türk Ordusunu Islah eden ) hüsnüniyet sahibi ve ehliyetli bir askerdi, fakat Redif gibi zavallı biriyle ne yapmak kabil olabilirdi! Mithat ise, gizlice benim aleyhimde çalışmaktaydı ve gayesi beni adamlarına öldürmekti.
Hayatımı, bana sadık olanların uyanıklığına borçluyum. Başımdan geçenler, asabı en kuvvetli dahi sarsmaya kafidir. Bütün bu tecrübelerden sonra, ihtiyatlı olmama şaşmamak lazım.
Birçok insanların bu sinirli halimden faydalanmaya çalıştıklarını, hafiyelerin, jurnalcıların alçak namussuz insanlar olduklarını, dinimizin de müzevirleri tel’in ettiğini gayet iyi biliyorum. Fakat geniş bir haber alma teşkilatı kurmamış olsaydım, etrafımı saran tehlikelere karşı kendimi korumam kabil olamazdı.
Diğer hükümdarlar da, mesela çarlar da aynı şekilde hareket etmiyorlar mı ?