“Çok şey yazılmış zaten arkalarından, yazılsın, biz de yazacaktık ölen askerlerin hikayelerini. Başkaları sarılmıştı, sarılsınlar biz de sarılacaktık geride bıraktıklarına. Bir saatten sonra zordu, evet. O saati kaçırmayacaktık. Bir ülkenin, bir savaşın kaderini değiştirebilecek kadar etkili insanlar olmasak da, bazı şeyler daha farklı, daha yumuşak yaşanabilirdi belki. Bir insan, bir insan az ölseydi, bir hayattı o, çok şeydi. Hiçbir şey değişmeyecek olsa bile, o çocuklarını hatıralarını ve geride bıraktıkları insanları daha yakın görmeliydik kendimize. Ne devletti onlar, ne vur emri veren örgüt komutanı, ne savaş rantiyesi, ölüm tüccarı. 20-21 yaşlarında çocuklardı. Savaş rantiyelerinin, ölüm tüccarlarının günahı yanında bizimki nedir ? Adres bulma garantisi olmayan birkaç yazıyı, birkaç sözü esirgemek, hepsi bu aslında. Kötü niyetli de değildik. Ama acı bir Hataydı yine de. Hatalıydık …”
Can Kozanoğlu söylenecek hiçbirşey bırakmamış hakikaten. Söylenecek tek bir kelime daha bulamıyorum. Bugün kardeşi olan kardeşlerimin şehit düştüğünü düşünemiyorum, düşünmek istemiyorum ve idrak edemiyorum. Kardeşi kardeşe vurdurmak bu kadar kolay olmamalıydı. Kendi değerlerimizi kaybetmemeliydik. Kendi öz kültürümüze sahip çıkmalıydık. Bu belayı başımıza saran emperyalizme hizmet edenlere lanet olsun. İşin siyasi boyutunu tartışacak değilim ve onları burada temcit pilavı gibi tekrarlamak istemiyorum. Biz Annelerin gözyaşlarına sahip çıkalım en azından. Hatalarımı paylaşmayı öğrenelim. Artık suçumuzu, hatalarımızı kabul edip ölen kardeşlerimizin hatıralarına sahip çıkmalıyız. Vatanını savunarak ölen Kardeşlerimizin ruhu şad olsun . Mekanları cennet olsun.
Nerede kaldınız Solcular ? Hani insancıl değerleriniz ? Nerede o demokrasiniz ? Siz Suçsuzsunuz değil mi ?