81′lerin başında merhaba dedim dünyaya. İlk, Orta ve Lise Öğrenimimi İstanbul’un En güzel semtlerinden olan Fatih’te tamamladım. 98′de girdiğim ilk üniversite sınavında matematikten ne kadar yoksun olduğumu göstererek hayal kırıklığı ile ayrıldım. Üniversite hayatıma açıktan, 2000 yılından sonra Açık Öğretim vasıtası ile devam ettim. 3 ncü sınıfın sonunda iktisat fakültesinden ayrılarak vatani görevimi tamamladım. Baba mesleği olan tekstil üzerine tecrübeler kazanmaktayım. Arada en büyük zevkim olan Osmanlı Tarihi ve Devlet yapısı üzerine kendi imkanlarım dahilinde araştırmalar yapıyorum .
Ayrıca ; Lise sıralarında beni tarih ile tanıştıran ve sevdiren Lisedeki sevgili hocam Bülent KAYHAN Bey’e, Büyük Edebiyat Hocam Şükriye Hanım’a sonsuz saygılarımı borç bilirim.
Çok zamanlar aşırı derecede tarihini seven ve hatta laf söyletmeyen bir çizgide geçen yıllar boyunca edindiğim ve öğrendiğim bütün bilgilerin, kavramların, yalanların ve gerçeklerin içinde değişen dünyayı izledim.
Okullarda öğrendiklerimizi aktarmadan önce gözlerimizin açıldığına şükrediyoruz. Hepimiz ecdadımızın bize karanlık bıraktığı noktaları aydınlatmakla yükümlü bireyleriz.
Aydınlıklar, karanlığın boğulduğu noktaların içinde.
Saygılarımla
Atilla

24 Şubat 2007 at 11:28 am
Merhaba,
Dünü olmayanın yarını da yoktur. Bu bağlamda kişinin tarihine ilgi duyması sevinilesi bir durumdur. Ancak ilginin merkezinde ne olduğu da bir o kadar düşündürücüdür.
Ecdad bize hiçbir karanlık nokta bırakmadı arkadaşım. Aksine birileri onların o apaydınlık çehrelerini nasıl örtsek diye çabaladılar hep. Bugün sana karanlık gelen noktalar varsa emin ol bu, ecdadının değil onların kurduğu medeniyetin üstüne basıp onları yok farzedenlerin ayıbıdır.
Tek bir kanunla bu milletin, atalarının düşünce yapısıyla ilgisi bir anda kesildi. Osmanlı Türkçesi denen dil bize şu anda ne kadar da yabancı geliyor. Oysa eğer biz bu dili okuyup anlayabiliyor olsa idik tarihimizi bizzat tarihimizi oluşturan atalarımızın eserlerinden okuma fırsatı bulur ve oryantalistlerin mide bulandırıcı iftiralarına bu kadar kolay tav olmazdık.
Araştırma ve sorgulamalarını objetiflik üzerine kurarsan bunu sen de farkedeceksin, kuşkum yok. Özellikle
Prof. Dr. Ahmet Akgündüz’ün eserlerini okumanı tavsiye ederim, eğer okumadıysan tabi.
Yine İlber Ortaylı da tarih denilince mutlaka takip edilmesi gereken bir isimdir.
Kolay gelsin.
Saygılar,
24 Şubat 2007 at 12:26 pm
Ecdadımız bölümünden kastımızın ne olduğu aşikardır. Devlet-i Ali Osman-i Tarihinin tamamından bahseden yoktur. İlgine teşekkür ederim. Yazılarımı okursan neler yapmak istediğimi anlarsın. Ayrıca İlber Hoca, Halil Hoca, Ahmed Hoca’nın yazılarını okurum.
Saygılarımla
26 Haziran 2008 at 11:57 am
merhaba siteniz gerçekten güzel.
çapraz link değişimi yapabiliriz isterseniz.
mail adresimle iletişime geçebiliriz