Müzik


Şu şarkının içinde geçenleri ben daha iyi anlatırım diyecek delikanlı tanımıyorum....
teşekkürler sagopa kajmer

Aldanışlar orada kaldı, aldatıldın ahın vardı, aldatıldım
ahım aldı, yalvarıldım vahım oldu, aldanışta masum oldun,
yalvarışta yüzüm soldu. dikene battı yalanın ağzı,
yatsılarda mumlar öldü. düşümü böldü sevgi çölünün ölüme
çeken o kavuran nefesi, akşamında leşime baktım, peşime
takılan adını kazıdım, ümidi çaldım, ahı yanıma vardı,
vahımı şarkı yaptım, dinledikçe ağladım, gözyaşım!...
insan umudu taşıdı, kimisi kırdı umudu, lakin kiminin
sahip olduğu tek şey oydu, hepsi buydu. yoksulluk
korkusuyla ömrü servet peşinde harcayanda gördüm
fakirliğin özünü, çevirdim yüzümü, dostumundu teklif,
düşmanındı ısrar, acaba nereye kadar sürer bu tekrarlar.
yalanlara radar olsan neye yarar, zararın dönüşü kârın el
mi sallar? batan güneş yine doğar. batan gemi yatan mezar,
azar azar kazar mezar, kumar umar arar, yazar kader kime
çıkarsa bahtı tahtı kapar, tanrı bunu hep yapar. salla
gitsin arzular gemiler zaten batık, yolla gitsin mektuplar
adresin mi kayıp? zorla güldü âmâlar ağlamak mı ayıp?
korla yandı umutlar geçen dünü sayıp, yor ki aklını
hakkını sorgula düne bakıp?

Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz
uzaklara? kaç yalan yıkacak güvenleri? kaç satır yazılacak
kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla
gözyaşı dökeceksin uğruna? kaç yarın bekleyeceksin?
sonralara kaç damla gözyaşı?

Tasanın etrafında gezgin olmuş insanlar kısacık molalarda
tanıdılar mutluluk denen kelimeyi ve tanrı bâş etti, çile
doğdu, hile koydu adını günahın. sille vurdu, illeler
inatçı yordu, sınava tabi tabiat ananın evlatları rabbi
tanımadı, kimisi küfretti yaradana, zülmetti kendine,
hükmetti paraya, çoğuna paralar sıktı kurşunu yaralar açtı
durumu battı. dünya malı uçan halı, kırılır dalı her
ağacın, yıkılır her bina affette, gofret, bedelindir o
dökülen tuzlu yaşlar, haşlar gözünü yıka yüzünü, hüzünü
her adem tanır, geçici bir dövmesin şeklini çizdi tanrı
topraklara; vakti gelince kazma kürekle silineceksin.
dayanacağın bir duvarın yoksa ör hadi, kuvvete dayanamayan
adalet aciz, adalete dayanamayan kuvvet zalimdir, hakkımı
isterim, payıma düşen herşeyi alırım felsefesi, haksızlık
oyunlarında hakkı yendi, rengi kaçtı yaşamın, derdi sardı,
yaranın acısı tacı attırdı krala dahi, bir ömür fani, bir
umut hani? tebessüm vahi, kabusum gani yazdıklarım;
yazacaklarımın güvencesi sago k.

Kaç tabut gömülecek yeraltına ve kaç kişi gidecek habersiz
uzaklara? kaç yalan yıkacak güvenleri? kaç satır yazılacak
kader kitabına ve kaç dua edeceksin tanrına, kaç damla
gözyaşı dökeceksin uğruna? kaç yarın bekleyeceksin?
sonralara kaç damla gözyaşı?

neden ölüyorsun anne?
bak vakit doldu, sıram geldi...
ah hayır sakın korkma bir tanem ölümde hayatın bir parçası,
vakit varken tomucukları topla zaman hala uçup gidiyor ve bugün gülümseyen bu çiçek yarın ölüyor olabilir!..

İkisi birlikte muhteşem bir düet yapmışlar. Ortaya iki farklı müzik aletinden iki farklı ancak ahenkli öyle güzel bir melodi çıkmış ki, kaçırıp dinlememek sizin için kayıp olabilir.

Kulağıma çalınan hoş sedaları çoğunlukla takip ederdim. Aradan geçen zaman zarfı içerisinde dikkat ettiğim en önemli nokta bugüne kadar bir çok müzik türünü dinlemiş olduğumdu. Bu olağandır ki birden fazla sanatçı, müzik grubu tanımış olmak demekti benim için. Bu Müzik grupları ve şarkıcıların içerilerinde en büyük hayranlığım 80’li yıllarda kurulan efsanevi Heavy Metal grubu Metallica içindi. Benim onlara tanışmam 90 yılların ortalarına rastlar. 1994 ve 1998 yılları arasında pek bir sevmişliğimiz vardı bu grubu. Sürekli takip ederdik ve anlamını edindiğimiz her parçasında biraz daha bizi kendisine bağlardı. Bir süre sonra dinlediğimiz bütün şarkıların anlamlarını merak etmeye başlamıştık. İngilizce öğrenmeme vesile olduğu içindir ki Metallica’nın benim açımdan büyük ve kapatılamaz bir izi vardır. İşte bütün bu çelişkiler yumağında kulak tırmalayıcı bir müzik olan Heavy Metalin ortasında buldum kendimi.

  (dahası…)

Böyle şarkı sözleri benim gibi melankolik bir adamı derinden etkiler. Bazı zamanlar olur sıkıntı ve buhranlar içinde söyleyemediğin kelimelerin göğüs kafesine hapsolmuş müebbet mahkumlar gibi voltalar atarak insan ruhunun derinliklerinde yansımalara yol açtığını fark edersin. Tak tuk sesleri kafamın içindeki her döngüyü her düşünceyi biraz daha titretir. Alkol alıp uyuşmak istersin aslında. Bu şarkı alkol gibidir uyuşturur.

(dahası…)