Terör


Kuzey Iraktan çekilmeyi planlıyormuş Amerika basur devletleri. Eski bir laf vardır yada ben öyle biliyorum “ zararın neresinden dönersen kardır” diye. Şimdi Amerika basur devletleri içinde olduğu durumun farkına vardı yada öyle gösteriyor. Ama bilinmesini istediği bir şey var ki ; o da biz zorla girmedik, adaleti sağlamaya geldik imajını oluşturmak. Busht son idmanına çıkıyor belki de. Peki Irak halkının gözyaşı, ya onların diyeti ? Kim ödeyecek akan kanın hesabını, kim durduracak Sünni-Şii gerginliğini ve çatışmalarını. Aslında çekilmeyecek Amerika basur devletleri, her iki toplumun içine ektiği nifak tohumları ile artık üç aşamadan oluşan ( böl,parçala,yönet ) kolonileştirme çabalarının askeri safhasını bitirmiş oluyor.   

Şimdi soracak olursanız bunu bilmeyen mi var diye ? Hayır yok. Ama fark edilmeyen bir şey var ki bugünkü gazetelerde çıkan haberlerin gidişatının bu ülke gündemini alıp götüreceği nokta nedir sorusu, nereden çıktı şimdi bu haber? Şimdi biz haberin içeriğine bakalım ; Amerika askeri gücünü Irak’tan çektikten sonra Türk Ordusunun kuzey Irak’a operasyon yapma ve Kuzey Irağı toprakları içine alması gibi durum ile karşı karşıya kalacağını düşünmeye başlamış. Şimdi bu gelişmeler nazarında azıcık fikir yürütecek olursak Ortadoğu topraklarında yaşamış üç büyük milletin Türkler – Kürtler – Arapların içine düştüğü durumda eksik bir öğe olduğunu göreceksiniz. Son Irak savaşında Sünni-Şii çatışmasının içinde Arap ve Kürtler vardı. Daha sonra kuzey Irak’ta Türkmen – Kürt gerginliği baş gösterdi. Şimdi en büyük unsur eksik. Türkiye . Üstüne basarak söylüyorum. Tam anlamıyla Kürt halkıyla toplumumuzun karşı karşıya gelmesini istiyorlar. Yani bu, sonuç olarak milletimizin birbirine düşman etnik kompartımanlara ayrılmasını istiyorlar. Bu aşamada yapılacak çok önemli şeyler olmalıdır.

Onlara bir kıvılcım yetecek. Bizi ayaklarının altına almaya çalışıp, mazlum kuzey ırak kürt devletinin yanında olmaya çalışacaklar.

Yapmamız gereken önce Kuzey Irağa girmek arkasından dişimizi göstermek. Sultan II.Abdulhamid’ten bu yana hakkımız olanlara kavuşmak ve kardeşlerimizle barış içinde yaşamak.

 

Allah Bizimle Olsun.

“Çok şey yazılmış zaten arkalarından, yazılsın, biz de yazacaktık ölen askerlerin hikayelerini. Başkaları sarılmıştı, sarılsınlar biz de sarılacaktık geride bıraktıklarına. Bir saatten sonra zordu, evet. O saati kaçırmayacaktık. Bir ülkenin, bir savaşın kaderini değiştirebilecek kadar etkili insanlar olmasak da, bazı şeyler daha farklı, daha yumuşak yaşanabilirdi belki. Bir insan, bir insan az ölseydi, bir hayattı o, çok şeydi. Hiçbir şey değişmeyecek olsa bile, o çocuklarını hatıralarını ve geride bıraktıkları insanları daha yakın görmeliydik kendimize. Ne devletti onlar, ne vur emri veren örgüt komutanı, ne savaş rantiyesi, ölüm tüccarı. 20-21 yaşlarında çocuklardı. Savaş rantiyelerinin, ölüm tüccarlarının günahı yanında bizimki nedir ? Adres bulma garantisi olmayan birkaç yazıyı, birkaç sözü esirgemek, hepsi bu aslında. Kötü niyetli de değildik. Ama acı bir Hataydı yine de. Hatalıydık …”

 

Can Kozanoğlu söylenecek hiçbirşey bırakmamış hakikaten. Söylenecek tek bir kelime daha bulamıyorum. Bugün kardeşi olan kardeşlerimin şehit düştüğünü düşünemiyorum, düşünmek istemiyorum ve idrak edemiyorum.  Kardeşi kardeşe vurdurmak bu kadar kolay olmamalıydı. Kendi değerlerimizi kaybetmemeliydik.  Kendi öz kültürümüze sahip çıkmalıydık.  Bu belayı başımıza saran emperyalizme hizmet edenlere lanet olsun.  İşin siyasi boyutunu tartışacak değilim ve onları burada temcit pilavı gibi tekrarlamak istemiyorum.  Biz Annelerin gözyaşlarına sahip çıkalım en azından. Hatalarımı paylaşmayı öğrenelim. Artık suçumuzu, hatalarımızı kabul edip ölen kardeşlerimizin  hatıralarına sahip çıkmalıyız.  Vatanını savunarak ölen Kardeşlerimizin ruhu şad olsun . Mekanları cennet olsun.

Nerede kaldınız Solcular ?  Hani insancıl değerleriniz ?  Nerede o demokrasiniz ?  Siz Suçsuzsunuz değil mi ?